21 Aralık 2009 Pazartesi
ARKADAŞLIK
Arkadaş bir insanın ihtiyacıdır.İnsan arkadaşıyla sırlarını,üzüntülerini,mutluluklarını paylaşabilmelidir. Ama bunu yapmak için insan sırlarını vereceği arkadaşını iyi seçmelidir. Bunu yapabilmesi için arkadaşını iyi tanımalıdır. Ama sır vermek için sadece iyi tanıması yetmez: ona güvenmesi gerekir.Bu güveni de arkadaş sağlar.Ama bu güveni sarsacak öyle çok etken vardır ki: Biriyle vakit geçirmek için onunla dost olman gerekmez.Ama pek çok insan ne yazık ki bunu yanlış biliyor.Örneğin sınıfta benim bir dostum var.Ama ben başka biriyle oynadığımda herkes yanıma gelip sen onunla mı dost oldun diyor.Aynı şekilde bir insan dostu başka biriyle oynadığında ona kızmamalıdır.Çünkü o da insandır;onun da hakları vardır.Eğer insanlar sadece dostlarıyla dolaşabilseydi dostluğun tutsaklıktan farkı olmazdı.Öyle değil mi?Bence bu yazıyı okuyanlar:sizden ricam bu yazıyı okuduktan sonra lütfen acaba ben bu yazılarda bahsedilenlerden birini arkadaşıma yapıyor muyum diye lütfen aynayı kendine çevirip baksın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blogundaki pek çok başlık oldukça ilginç!
YanıtlaSilAma bugün arkadaşlıkla ilgili yazdıkların üzerine kendi görüşlerimi sana açıklamak isterim.Arkadaşlığın çok özel bir durum olduğunu ve herkesin arkadaşımız olamayacağı konularında sana katılıyorum.Arkadaşlarımızı ruhumuzun
kalbimiz ve aklımızla seçeriz.Arkadaşlık ruhu,sonsuza kadar sürmesi anlamındayken,kalbimiz sevgi dolu olmasını diler,aklımızsa arkadaşlığımıza eleştirel bir gözle bakmamızı.Bu üç yetimiz bence çok az zaman dengededir.Çoğu zaman kalbimiz ve ruhumuzun peşinde gideriz.O nedenle senin de söylediğin gibi arkadaşlarımızın gölgelerimiz gibi davranmasını bekleriz.Sadece bizle oynamalı,benimle vakit geçirmeli diye düşünürüz,içten içe oysa insan doğası buna uygun değil, der aklımız ama onu takan kim!Akıl her zaman soğuk buyruklarıyla canımızı sıkar. Ama duygunun ve ruhun beslendiği sonsuzluğun-aslında şiirsel yanımızdır bu,bizi düşçü kılar-gerçek olmadığını bize aklımız söyler.Arkadaşlarımıza sırlarımızı verirken oldukça duygusalızdır.Kendimizle konuşur gibi konuşuruz ve bu paylaşımlarda bizi birbirimize alabildiğine yaklaştırır ama aslında kendimizin taşıyamadığı bir yükü arkadaşımıza yükleriz bence.Ve ondan bu yükü şikayet etmeden taşımasını bekleriz.Bu kalbin ve ruhun arkadaşlıktan beklentisidir ama akıl bu konuda yine soğuk davranır,bu tavrımızı hiç gerçekçi bulmaz.Bu sırlar arkadaşlık için bir soruna pek ala dönüşebilir.O nedenle ben artık bir arkadaşıma bir sırrımı söylerken bunun onun için yük olmamasına çalışıyorum.
Ama sanıyorum bu anlamda,arkadaşlık kaç yaşında olursan olsun gizemini hep koruyor.
sevgiyle kal